2023 bütçe görüşmeleri

2023 bütçe görüşmeleri



Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, 2023 Merkezi Yönetim bütçe görüşmelerine katıldı ve Bakanlığı’na ilişik malumat verdi.

Kirişci, Tahıl Koridoru sürecine değinerek, “Rusya-Ukrayna savaşının, küresel besin arzına olumsuz etkisi 22 Temmuz’da İstanbul’da meydana getirilen anlaşmayla çözüme kavuşmuştu. Sayın Cumhurbaşkanımız bütün dünyaya örnek olacak bir diplomasi trafiği yürütmüş ve Birleşmiş Milletler ile bu darboğaz aşılmıştı. 29 Ekim itibarıyla Tahıl Koridoru’ndan 9,3 milyon ton tahıl taşınmış; bunun yüzde 61’i Avrupa, yüzde 26’sı Asya, yüzde 13’ü Afrika ülkelerine ulaştırılmıştır. BM’nin minimum gelişmiş ülkeler kategorisinde yer alan ülkelere giden tahılın oranı ise ancak yüzde 5,9’dur. Ukrayna tahılının alıcıları, maalesef yoksul olmayan ülkelerdir. Biz Türkiye olarak, besin sıkıntısı çeken ülkelerin daha fazla yararlanması şartıyla ilk periyodu 19 Kasım’da sona erecek olan Tahıl Koridoru’nun ikinci dört aylık dönemde de açık tutulmasını arzu ediyorduk” gibi konuştu.

“Dünyadaki eğilimin aksine orman varlığımızı artırdık”

Bakan Kirişci, besin konusunun ulusal güvenlik meselesi olduğunun altını çizerek, “Dünyadaki eğilimin aksine orman varlığımızı artırdık. Etkin ağaçlandırma çalışmalarımızla erozyonla taşınan toprak miktarını azalttık. Odun dışı ürünlerimizi çeşitlendirdik, üretimimizi artırdık.

Ormanların gönüllü muhafızı orman köylümüzün her daim yanında olduk. Ülkemizi doğa turizminde marka haline getirirken, zengin biyolojik çeşitliliğimizi ve genetik kaynaklarımızı koruyarak gelecek nesillere aktarıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tarım sektörünün son 19 senenin 15’inde gelişme gösterdiğini ifade eden Bakan Kirişci, “Tarımsal hasılamız, 2002 senesinde 25,1 milyar dolardan yüzde 78,1 artışla 2021 senesinde 44,7 milyar dolara yükseldi. Tarımsal ihracatta dikkate değer bir artış trendi içindeyiz. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002’de 3,8 milyar dolar iken 2021’de 6,5 katına çıkarak 25 milyar dolara ulaştı. Fındık, kuru üzüm, kayısı, incir, ayva ve buğday unu ihracatında dünyada birinci sıradayız. Son 20 yılda 87 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla, ziraat ve gıda ürünlerinde net ihracatçıyız. Ocak-Eylül 2022 döneminde ihracatımız 21,2 milyar dolar ile önceki yılın aynı dönemine bakılırsa yüzde 22 arttı. Aynı dönemde 17,4 milyar dolar ithalat gerçekleşmiş olup dış ticaretimiz 3,8 milyar dolar fazla verdi. Yıl sonu itibarıyla tarım ve besin ürünleri ihracatımızın 30 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz” diye konuştu.

“Bugün itibarıyla çiftçilerimiz, e-Devlet üzerinden 440 binden fazla ÇKS belgesi oluşturdu”

Yeni ziraat vizyonunu ‘Sen Üret Yeter’ diyerek açıkladıklarını söyleyen Kirişci, “Çiftçilerimize 1 Ekim’den itibaren ÇKS’ye e-Devlet Kapısından erişim imkanı sağladık. Bugün itibarıyla çiftçilerimiz, e-Devlet üstünden 440 binden fazla ÇKS belgesi oluşturdu. Bürokrasiyi azaltarak ortalama 2,2 milyon üreticimize emek, zaman ve para tasarrufu sağladık. Bu yıldan itibaren tarımsal destekleme sistemimizi değiştirdik ve ödemelerimizi öne çektik. Böylece çiftçilerimizin ekim sürecinde temel girdi alımlarını olabildiğince kolaylaştırıyoruz Mazot ve gübre desteklerinin öne çekilmesiyle çiftçilerimiz, ekim döneminde girdi maliyetlerini düşünmeden üretim yapabilecekler.

Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı, hububat üreten çiftçilerimize, 2022 yılı üretim dönemine ilişkin mazot ve gübre desteklerini, 2023 Mart ayı yerine, bu sene içinde ödemeye başlayacağız. Bundan bu şekilde söz konusu destek sunar çiftçilerimize nakit olarak verilmeyecek. Ziraat Bankası kartlarına yüklenecek. Başvurular internet ve mobil bankacılık da dahil olmak üzere bugün itibarıyla başladı. Çiftçilerimiz, kartlarına tanımlanan destekleme ödemelerini sadece mazot ve gübre alımında kullanabilecek. Ayrıca Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin verdiği 100 bin TL değerindeki faizsiz kredi miktarını 200 bin TL’ye çıkardık. Bunun 100 bin TL’lik bölümü tekrar ayni olarak ancak mazot ve gübre alımında kullanılmak suretiyle banka kartlarına yüklenecek” dedi.

“2002’den bugüne hayvancılık desteklerinin tarımsal yardımcı içerisindeki payını yüzde 4,4’ten yüzde 25’e çıkardık”

2002’den bugüne hayvancılık desteklerinin tarımsal yardımcı içindeki payını yüzde 4,4’ten yüzde 25’e çıkardıklarını belirten Bakan Kirişci şu şekilde konuştu:

“Büyükbaş hayvan sayımızda 9,9 milyondan, yüzde 81 artışla 17,9 milyona, küçükbaş hayvan sayımızda 32 milyondan, yüzde 83 artışla 58,5 milyona ulaşarak, Avrupa’da birinci sıraya yükseldik. Kanatlı hayvan varlığımızı 251 milyondan, yüzde 59 artışla 398 milyona, arılı kovan sayımızı 4,2 milyondan, yüzde 107 artışla 8,7 milyona çıkardık. Hayvansal üretimdeki artış, hayvan varlığındakine kıyasla oldukça daha fazladır. Islah çalışmalarımızla ortalama karkas ağırlığını 178 kilogramdan, yüzde 60 artışla 284 kilograma çıkardık. Kırmızı et üretimimizi 779 bin tondan, yüzde 156 artışla 2 milyon tona, Süt üretimimizi 8,4 milyon tondan, yüzde 176 artışla 23,2 milyon tona, Tavuk eti üretimimizi 696 bin tondan, yüzde 216 artışla 2,2 milyon tona, Yumurta üretimimizi 11,6 milyardan, yüzde 66 artışla 19,3 milyara, Bal üretimimizi ise 74,6 bin tondan, yüzde 29 artışla 96,3 bin tona ulaştırdık.”

Bakan Kirişci, topraklarımız kadar, 462 bin kilometrekarelik Mavi Vatan’ın tarımsal zenginlik bulunduğunu aktararak, “Su ürünleri yetiştiriciliğini ilk kere hükümetlerimiz döneminde destekleme kapsamına aldık. Üretimimizi, 2002’ye kıyasla, sene sonu itibarıyla 8,5 katına çıkararak 515 bin tona yükseltiyoruz. Su ürünleri yetiştiriciliğinde ve iç su avcılığında Avrupa Birliği ülkeleri arasında birinciyiz. Levrek ve çipura üretiminde dünyada birinci, gökkuşağı alabalığında ikinciyiz. Su ürünlerinde 2021 senesinde 1,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Türk somonunda 2021 ihracatı 130 milyon dolar iken, bu yılın ancak ilk dokuz ayında 230 milyon dolar ihracata ulaştık” ifadelerini kullandı.

“Koruma kullanma dengesini gözeterek biyoçeşitliliğe zarar vermeden, ekoturizmi geliştireceğiz”

Yeşil Vatan’ı sürdürülebilir orman yönetimi anlayışıyla koruyup geliştireceklerini ifade eden Bakan Kirişci, “Orman köylülerimizi yerinde kalkındırmak için ekonomik ve toplumsal destekleri yükselteceğiz. Sanayimizin ihtiyacını yerli imkanlarla karşılamaya yönelik endüstriyel ağaçlandırmayı artıracağız. Koruma kullanma dengesini gözeterek biyoçeşitliliğe zarar vermeden, ekoturizmi geliştireceğiz. Su kaynaklarımızı ‘Milli Su Politikası’yla, sürdürülebilirlik ve arz güvenliği esasına dayalı katılımcı bir modelle yöneteceğiz. ‘Suya Göre Tarım’ yapacağız, sulama verimliliğini artıracağız. Tarımsal sulama yatırımlarını hızlandırmak için ‘Alternatif Finansman Modelleri’ geliştireceğiz. Denizlere dökülen sularımızı, su potansiyelinin kifayetsiz olduğu iç bölgelere aktaracağız. Yer altı sularımızı disiplin dibine alacağız, sel ve taşkın suları ile besleyeceğiz. Suyu taştığı yerde değil, düşmüş olduğu yerde tutacağız” benzer biçimde konuştu.

kaynak: linehaber.com.tr

Similar Posts

Bir cevap yazın