Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi’ye parmak sallamadığını, parmağıyla protesto seslerinin yükseldiği ‘kale arkası tribününü ve diğer tribünü’ gösterdiğini söyledi.

İki gün önce, Beşiktaş’ın İsviçre’nin Lugano takımıyla oynadığı maçı izlemek için Tüpraş Stadı’na giden Büyükekşi, küfürlü protesto sonrasında stattan ayrılmıştı. Beşiktaş, 2-0 önde götürdüğü maçı 81, 86 ve 90’ıncı dakikalarda yediği gollerle 3-2kaybetmişti.
Büyükekşi’nin ayrılırken yanında Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak oturduğu halde sinirli bir biçimde Çebi’ye bir şeyler söyleyip parmak sallaması tribünlerden “Yuh” sesleri yükselmesine yol açmıştı.
Büyükekşi sonraki gün Milliyet’e yaptığı açıklamada bunun ‘organize bir şekilde yapıldığını’ savunmuştu.
TFF başkanı bugün de Hürriyet’ten Mehmet Arslan’a konuştu. Arslan’ın aktardığına göre Büyükekşi ‘parmak sallama’yla ilgili şunları dedi:
*Galatasaray ve Fenerbahçe’nin deprem yardımı için oynadığı maçlara gitmiş ama Beşiktaş’ın maçına gidememiştim. Önceki gece Lugano maçına gittik. Maç öncesi sayın Ahmet Nur Çebi’yle konuştuk. “İnşallah Beşiktaş ile Fenerbahçe final oynar” diye temennimi dile getirdim. Ülke puanı açısından önemini dile getirdim. Maç öncesi son derece dostane bir şekilde konuştuk.
*Maç içinde bir anda protestolar başladı. 30-40 kişi değil. Bir tribün başlıyor diğer tribün devam ediyordu. 100 kişiye sorsanız, 100’ü de organize bir protesto olduğunu söyler. O dakikadan sonra ben de kalktım ve maçı terk ettim. Sadece ben kalkmadım, yönetim kurulu üyelerimizden, temsilciler kurulu başkanımıza kadar hepimiz terk ettik stadı.
*(Ahmet Nur Çebi’ye parmak sallandığı yorumlarıyla ilgili) Olur mu öyle şey! Parmağımla kale arkası tribününü ve diğer tribünü gösterdim “Organize bu, sayın başkan” dedim. 10-15 dakika önce güzel güzel konuştuğumuz birine parmak mı sallarım! Kaldı ki Beşiktaş Kulübü başkanına karşı böyle bir hareket yapılabilir mi?
*( Çebi size bir şey dedi mi?) Hayır. Sessiz kaldı. Ama bakın size çok önemli bir şey söyleyeyim: Süper Lig’de sadece bir takım şampiyon olacak ve dört takım küme düşecek. Başarı ya da başarısızlığın faturasını hakemlere, Türkiye Futbol Federasyonu’na kesme dönemi artık geride kalmalı. Ülkenin futbolda güzel bir atmosfere kavuşmasının tek yolu herkesin üzerine düşeni ve sorumluluğunu sahiplenmesine bağlı.
