CHP Antalya 38. Olağan İl Kongresi, Konyaaltı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer’in divan başkanlığında yapılmış oldu. Kongreye CHP Genel Başkan Vekili Özgür Hususi, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Acayip Erdoğan, CHP milletvekilleri Sururi Çorabatır, Cavit Arı, Aliye Coşar, Mustafa Erdem, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanı Umut Uysal, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, Kumluca Belediye Başkanı Mustafa Köleoğlu, Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, öteki illerin belediye ve ilçe başkanları, eski milletvekilleri, delegeler ve fazlaca sayıda partili katıldı.
Kongrede mevcut il başkanı Nuri Cengiz ve eski milletvekili Nail Kamacı CHP Antalya İl Başkanı olmak için yarıştı. CHP İl Başkanlığı adaylığını açıklayan Altan Ayaz´ın delege listesini zamanında teslim etmediği sebebi öne sürülerek adaylığı kabul edilmedi.
ÖZEL’DEN ‘DEĞİŞİM’ ÇAĞRISI
Kurultay öncesi Özgür Hususi imzalı `Değişimin Yüzyılı, Yüzyılın Değişimi´ adlı kitap, görevliler tarafınca ilkin delegelerin sandalyelerine bırakıldı, arkasından toplatıldı. Bir süre sonrasında kitaplar, gene görevliler tarafınca sandalyelere bırakıldı. Kongreye katılan Özgür Hususi, yapmış olduğu konuşmada, partisinin iktidara gelmesi için gece gündüz çalıştığını, sadece her seçimde istedikleri oyu alamadıklarını, iktidar olamadıklarını söylemiş oldu. CHP´de artık öz eleştiri yapılması, hatalardan ders çıkarılması icap ettiğini vurgulayan Özgür Hususi, düşüncelerini partinin yetkili organlarında ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na aktardığını, sadece beklediği yanıtı alamadığını aktardı. Seçimi kaybetmenin nedenini bir tek Kılıçdaroğlu’na indirgemenin haksızlık olacağını, bu yüzden vefalı bir değişiklik öngördüğünü belirten Özgür Hususi, ilk olarak parti içindeki temel sorunların belirlenmesi icap ettiğini altını çizdi. CHP’nin yürekli ve kesin bir parti olması icap ettiğini belirten Hususi, CHP’nin, nerede duracağına ‘Ben şuna yakın durmalıyım, buna fazlaca yaklaşırsam şunları da kızdırmayayım’ diyerek kabul eden bir parti olmaması icap ettiğini söylemiş oldu. CHP’nin duracağı yeri siyasal pozisyonuna gore belirlemesi icap ettiğini aktaran Özgür Hususi, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkin temel sorununu saptamak durumundayız. Bu seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterildiği seçimdeki 52´ye 48 dengesi, Cumhurbaşkanlığının baskın seçimle belirlendiği 2018´deki 52´ye 48 dengesi, hatta tek adam rejimine geçilen referandumdaki 52´ye 48 dengesi, 2019 mahalli seçimlerindeki il genel meclisi oylarındaki 52´ye 48 dengesi, ikinci tura kalmasını sağladığımız seçimde gene yüzde 52´ye 48 olarak gerçekleşti. Demek ki yapısal sorunumuz var. Değişiklik tartışmaları başladığında ilkin şunu söyledim; `Bir değişiklik gerekir, kendi özeleştirimizi yapmak durumundayız. Eğer fedakarlık yapmam gerekiyorsa fedakarlık, mesuliyet almam gerekiyorsa mesuliyet alacağım.´ Dedim ki, `Kaybeden takımda santrafor oynayacağıma şampiyon takımda her mevkiye talibim.´ Eğer derseniz ki, `Özgür gözümüzün önünde büyüdün sen, fazlaca oynadın, birazcık yeter, otur. Yok orta saha, kale kaleye. Artık oynamayacaksın Özgür, top toplayacaksın, top topla.’ Fakat diyorsanız ki ‘Özgür biz sana inanıyoruz, sana güveniyoruz, geç takımın başına’, ben ona da varım” dedi.
“BU PARTİYİ İKTİDAR YAPALIM”
Özgür Hususi, parti içinde vazife yapmış olduğu sürece görevini en iyi şekilde yerine getirdiğini hatırlattı. Değişiklik sürecinde Antalyalı delegelerden destek isteyen Hususi, “Eğer derseniz, ‘Hadi Özgür, vazife sende’, ben bu ekibi şampiyon yaparım, ben bu partiyi sizinle beraber iktidar yaparım. Ben bu partiyi sizinle beraber ayağa kaldırırım. Hadi kalkın ayağa kalkın ve bu partiyi iktidar yapalım. Ben size güveniyorum, size inanıyorum” diye konuştu.
“YEŞİL SOL PARTİ VE HDP´LİLERLE YAN YANA GELMEDİĞİMİZ MÜDDETÇE İKTİDAR HAYALDİR”
CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Acayip Erdoğan, Türkiye´nin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi´nin iktidar olamamasının ana nedenlerini sorgulamadan Sol Toplumcu Hareketi devrimcilerini bizimle buluşturmadığımız sürece iktidar olabilmemizin imkanı olmadığını çoğumuz de görmekteyiz. Mutluluk Partisi ile ittifak yapabilme olanağımızı hayal edebilir miydik? İYİ Parti ile yan yana yürüyebileceğimi hayal edemezdim. Ben devrimci kimliği olan, inancı olan demokratik bir yaşamı görmek için 45 yılımı veren bir insanım. Bu tarz şeyleri bu partinin yöneticileri sağlamış oldu. Bu partinin genel başkanının katkısı tartışılamaz. Türkiye´de Yeşil Sol Parti, HDP, devrimciler ve demokratlarla yan yana gelmediğiniz müddetçe iktidar da hayaldir. Bir iktidar 25 senedir oy artırır mı? Karşıcılık oy düşürür mü yahu. Bunu sorgulamak bizim işimiz değil mi? Sorun ‘Kemal gitsin, Ahmet gelsin’ meselesi değildir. Problemi bilen derinlikli, analitik, sosyolojik incelememiz gerekmiyor mu? AK Parti´yi de Tayyip Erdoğan´ı da incelememiz gerekiyor. Ülkede yaşayan mağdur edilmiş sistem dışına itilmiş Kürtlerle buluşacak politikaları üretmediğimiz müddetçe başarısızlık kaçınılmazdır. Buradan Selahattin Demirtaş´ı saygıyla anıyorum. Buradan Selahattin Demirtaş´a merhaba gönderiyorum. Mücadelesi yarım kalmış tüm yoldaşlarıma merhaba gönderiyorum” dedi.