Kene Nasıl Bir Canlıdır?

Kene Nasıl Bir Canlıdır?



Keneler dünya genelinde memelilerin, kuşların ve sürüngenlerin kanla beslenen mühim dış parazitleridir, sadece bölgesel olarak fazlaca değişik türler söz konusudur. Kene gelişim döngüsünün tüm aşamaları (larva, nimf ve yetişkin) omurgalılar üzerinde parazittir. Hem ixodid hem de argasid kenelerin geç Paleozoik dönemden erken Mezozoik döneme kadar var olduğu ileri sürülmektedir.

Taksonomi Kene Nasıl Bir Canlıdır?

Keneler, hayvanlar aleminin böceklerle aynı filumunun (Arthropoda) üyeleridir, ancak değişik bir sınıfta yer alırlar. Chelicerata alt filumu, yeniden birkaç alt sınıf içeren Arachnida sınıfını içerir. Acari (syn. Acaria, Acarina, Acarida) alt sınıfı keneleri içerir.

Acarines’in bir özelliği, böceklerdeki bilinen üç vücut segmenti olan baş, göğüs ve karın bölgesinin aksine, vücut segmentlerinin aşırı derecede kaynaşmış olmasıdır.

Kenelerin Taksonomisi
Filum: Arthropoda
Sınıf: Arachnida
Alt sınıf: Acaria (Acari, Acarina, Acarida)
Takım: Anactinotrichidea (= Parazitoformes)
Alt takım: Ixodida (= Metastigmata)
Aile : Ixodidae (Sert Keneler) – Argasidae (Yumuşak Keneler)
Acari ekibi Parasitiformes ve Acariformes olarak alt gruplara ayrılır.

Kenelerin ait olduğu Parasitiformes takımının podosoma kısmında (bacak taşıyan kısım) stigmatal porlar ve özgür eklemli coxae vardır.

Stigmenleri coxa III’ün gerisinde yada coxa IV’ün peşinde bulunabildiği için alt takımları Metastigmata’dır. Üyeleri, aşağıdaki ortak özelliklere sahip zorunlu kan emici parazitlerdir:

Haller organı – tarsus I üzerinde karmaşa bir duyu organı
Ventral dişli hipostom
Sadece iki eklemli şeliser
Stigmen’in etrafındaki peritreme

Metastigmata ekibi üç familyadan oluşur: Ixodidae (sert keneler), Argasidae (yumuşak keneler) ve Nuttalliellidae.
Nuttalliellidae ancak tek bir türle temsil edilir, Nutalliella namaqua; Güney ve Güney-Batı Afrika’da minik memelilerin paraziti olarak bulunur. Dolayısıyla, ilgili iki kene ailesi Ixodidae (sert keneler) ve Argasidae’dir (yumuşak keneler).
Kene türlerinin doğru bir halde tanımlanması, kene kaynaklı hastalıkların tespit ve teşhisinde mühim bir faktördür ve kene kontrolü için bir ön koşuldur.

Sert Tıklayışlar

Ixodidae familyası, 13 cins ve ortalama 650 tür ile aleni ara en büyük ve ekonomik açıdan en önemli kene familyasıdır.
Bu familyanın ana özelliği, keneleri diğer familyalardan ayıran düz bir dorsal sklerotize skutum yada kalkandır. Bu sklerotize plaka erkeğin bütün dorsal yüzeyini kaplarken, dişinin dorsal yüzeyinin ancak üçte birini kaplar.
Dişinin beslenmesi sırasında skutumun boyutu durağan kalır, böylece artan dolgunlukla beraber vücudun giderek daha minik bir kısmını kaplar.

Gözler, şayet var ise, skutumun postero-lateral kenarlarında görülür. Ayrıca, diken benzer biçimde çalışan ve basit ayrılmayı önleyen sağlam dişlere haiz güçlü yapılı bir hipostom da tipiktir. Bu durum familyaya bu ismin verilmesine yol açmıştır (Yunanca: Ixos = tutkal).

Tüm ixodid kenelerde palpler 4 segment ihtiva eder; küçük terminal (4.) segment (duyusal sensilla ile) geri çekilebilir ve segment III’ün ventral yüzeyindeki bir boşlukta bulunur.

Ağız parçaları çift chelicerae, segmentli palpler ve ventralde yer alan dişli hipostomdan oluşur ve tamamı basis capituli üstüne monte edilmiştir. Karakteristik olarak, sert kenelerde kapitulum dorsalden görülebilir.
Sert keneler basis capituli’nin şekli ve anal olukların biçimi ile ayırt edilebilir. Peritreme yada oluk büyüktür ve stigmal plakanın etrafında açıkça görülebilir. Oluklar, vücut kütikülünde, çoğu zaman ventral yüzeyde derin, doğrusal çöküntülerdir.

Yumuşak TıklarKene Nasıl Bir Canlıdır?

Argasidae familyası 5 cins (Argasinae (örn. Argas reflexus, A. Vespertilionis), Ornithodorinae (örn. Ornithodorus hermsi, O. Coriaceus, O. Moubata), Otobinae (örn. Otobius megnini), Antricolinae, Nothoaspinae) ve yaklaşık 170 tür içerir.
Yumuşak keneler inornattır ve oval veya armut gibi bir dış hat ile granüllü derimsi bir görünüme haizdir. Skutumdan yoksundurlar sadece bir çok tür, kütikül yüzeyinin üzerinde çıkıntı meydana getiren sırt yapıları olan küçük mammillae ile kaplı merkezi konumlu bir dorsal plaka taşır. Disk olarak adlandırılan ve kas tutunma yerlerini temsil eden daire altı çöküntüler, dorsal ve ventral yüzey üzerinde karakteristik desenlerde görülür. Larvalarda genellikle oval bir dorsal kalkan bulunur, sadece bu yapı her vakit vücudun ön kısmında bulunan ixodid scutum ile karıştırılmamalıdır.

Erkek ve dişi dimorfizmleri ancak genital porun görünümü ile ayırt edilebilir. Erginlerde ve nimflerde, kapitulum ventral olarak girintilidir, subterminaldir, dorsal görünümden gizlenmiştir.

Gözler, mevcut olduğunda, vücudun yan yüzeyinde görülür. İşlevi bilinmeyen ventral organ, anüsün posteriorunda geniş bir enine çıkıntı olarak görülür. Spiracles, bacak III ve IV’ün coxae’leri arasındaki supracoxal kıvrımlarda görülür.

Dağılım

Dünya çapında yaklaşık 850 kene türü tanımlanmıştır. Ixodidae (sert keneler) familyası, 13 cins ve yaklaşık 650 tür ile açık ara en büyük ve ekonomik açıdan en önemli familyadır.

Kahverengi köpek kenesi Rhipicephalus sanguineus, köpekler için dünya genelinde önem taşıyan tek türdür; öteki bütün evcil hayvan kene türleri ise fazlaca farklı coğrafi önemlere haizdir.

Köpek ve kedilerde görülen sert kene (Ixodidae) türlerinin dağılımı

Kuzey ABD
Lone Star kene (Amblyomma americanum)
Körfez Kıyısı kenesi (Amblyomma maculatum)
Amerikan Köpek Kenesi (Dermacentor variabilis)
Rocky Dağı Ağaç Kenesi (Dermacentor andersoni)
Batı Kara Bacaklı Kene (Ixodes pacificus)
Kara bacaklı kene (Ixodes scapularis)
Kahverengi köpek kenesi, Kennel kenesi (Rhipicephalus sanguineus)
Dikenli kulak kenesi (Otobius megnini)

Güney ABD
Kahverengi köpek kenesi, Kennel kenesi (Rhipicephalus sanguineus)

Avrupa
Hint fasulyesi kenesi, koyun kenesi, ağaç kenesi (Ixodes ricinus)
Tilki kenesi, orman kenesi (Ixodes canisuga)
Kirpi kenesi (Ixodes hexagonus)
Tayga kenesi (Ixodes persulcatus)
Kahverengi köpek kenesi, Kennel kenesi (Rhipicephalus sanguineus)
Bataklık kenesi, Çayır kenesi, Süslü köpek kenesi (Rhipicephalus bursa)
Süslü koyun kenesi (Rhipicephalus turanicus)
Kırmızı koyun kenesi (Rhipicephalus pusillus)
Çalı kenesi, Relict kenesi (Dermacentor reticulatus)
Kemik bacaklı kene (Dermacentor marginatus)

Asya
Asya uzun boynuzlu kenesi, Çalı kenesi (Haemaphysalis longicornis)
Kahverengi köpek kenesi, Kennel kenesi (Rhipicephalus sanguineus)

Avustralya
Kanguru kenesi (Amblyomma triguttatum)
Asya uzun boynuzlu kenesi, Çalı kenesi (Bothricroton sp.)
Tazmanya nüzul kenesi (Haemaphysalis bancrofti)
Felç kenesi (Haemaphysalis longicornis)
Ixodes cornuatus (Kahverengi köpek kenesi, Kennel kenesi)

Afrika
Kahverengi köpek kenesi, Kennel kenesi (Rhipicephalus sanguineus)

Bütünlük

Kenenin bütünlüğü epidermis ve kütikuladan oluşur. Kütikula, bütünlüğün ölü, dış kısmıdır. Bütünlüğün iç, canlı kısmını meydana getiren epidermis tarafından salgılanır.

Kütikül, daha ince olan epikütikül ve oldukca daha kalın olan protein ve kitinden oluşan prokütikül olarak ayrılabilir. Bununla beraber, ixodid kenelerde ekzokütikül olarak adlandırılan prokütikülün dış kısmı muayyen bölgelerde, doğrusu skutumda sklerotize olur.

Bütünlük, vücut örtüsü, su yitirilmesine karşı birincil koruma ve aynı zamanda dış iskelet olarak hizmet eder. Mekanik ve diğer fiziksel hasar türlerine karşı koruma sağlar.

Sinir Sistemi

Merkezi sinir sisteminin hiçbir bölümü kenenin gnathosoması içinde yer almaz, bundan dolayı genelleşmiş eklembacaklıda başa karşılık gelmez. Kene merkezi sinir sistemi öteki Chelicerata’ya bakılırsa daha yoğundur.

Synganglion olarak adlandırılan “beyin”, ikinci coxae seviyesinde merkezi olarak bulunur. Synganglion, beyin ganglionları ve abdominal sinir kordonunun tek bir kütle halinde birleşmesiyle oluşur. Diğer acari’lerde olduğu benzer biçimde özofagus tarafından iki kısma ayrılır.

Kranial, preözofageal kısım protocerebrum, optik loblar, cheliceral ve pedipalpal ganglionl ganglionlar ve stomodeal pons veya köprüden kaynaklanır. İncelenen bütün kenelerin, hatta “gözsüz” kenelerin (Aponomma, Ixodes, Haemaphysalis) bile iyi gelişmiş fotoreseptörlere sahip olduğu bulunmuştur. Ayrıca beyinde optik sinirleri ve optik gangliyonları vardır. Bir çift sinir seti optik loblardan uzanır, ikinci bir çift sinir seti chelicerae’ye hizmet eder ve üçüncüsü pedipalpleri innerve eder. Eşleşmemiş stomodeal yada faringeal sinir farinksi innerve eder.Kene Nasıl Bir Canlıdır?

Singanglionun postözofageal bölümü, erişkin kenede dört çift bacağa hizmet eden dört çift pedal gangliona neden olur. İnce “sevimli” sinirler, dört pedal sinir gövdesini synganglion’un her iki yanında lateral olarak birbirine bağlar. Birkaç çift opisthosomal sinir iç organları innerve eder. Bacak 1’in pedal gangliyonlarının ventral lobları, pedal sinir 1’den koku lifleri almış olduğu düşünülen ve koku lobları olarak adlandırılan çok farklılaşmış nöropil alanları içerir.
İlişkisel merkezler iki taraflı simetrik birkaç glomerüler yapı ile temsil edilir.

Özofagus öncesi kısımdaki anterodorsal, posterodorsal ve ventral glomerüller sinir lifi gövdeleri ile birbirine bağlıdır. Singanglionun postözofageal kısmındaki sinir lifleri ve gövdelerinden oluşan bir karmaşık, beş seviyeli bir komissür-rabıta sistemi oluşturur.

Synganglion ve tüm periferik sinirler, altında nispeten ince bir glial hücre tabakası olan perinöriyum bulunan bir bağ dokusu kılıfı olan nörilemma ile kaplıdır. Bu tabakaların altında, subperinöral glial hücreler, synganglion hacminin büyük kısmını gerçekleştiren merkezi fibröz nöropili çevreleyen sinir hücresi gövdelerinden oluşan bir korteks tabakasının her iki tarafında yer alır.

Sinir sistemi dolaşım sistemi ile yakından ilişkilidir. Merkezi sinir sisteminin tüm bunlar dolaşım sisteminin perinöral sinüsü içinde yer alır; bu sinüs dorsal aort damarını alır ve ana sinir gövdelerini çevreleyen damarlara neden olur.

Lokomosyon

Keneler tipik olarak hekzapod (altı bacaklı) larvalara ve oktapod (sekiz bacaklı) nimf ve erişkinlere haiz akarinlerdir. Bacakları eklemlidir ve yedi parçaya ayrılır: coxa, trochanter, femur, genu, tibia, tarsus ve pretarsus.
Terminal pretarsus, bazal bir sap, çift pençeler ve membranöz bir pulvillustan oluşur. Pulvillus argasid kenelerde yoktur.
Bacaklar birincil olarak yürüyebilirken, diğer işlevlere hizmet etmek suretiyle modifiye edilebilirler. Acari’lerin bacakları düz veya çeşitli şekillerde süslenmiş olabilir ve genellikle bir dizi dokunsal ve duyusal kıllara haizdir. Tarsus I’in dorsal yüzeyinde, Haller organı, karmaşık bir duyusal yapı bulunur.

Beslenme

Keneler zorunlu kanla beslenen canlılardır. Tüm aktif evreler beslenme kaynağı olarak ve yetişkinlerde sperm veya yumurta üretimi için kana gereksinim duyar. Kanla beslenmeyle ilişkili mekanik süreçler ve tükürük salgıları nedeniyle, kene-konak parazit etkileşimi karmaşıktır.

Paratiz Konak Etkileşimi

Bazı kene türleri uzmanlaşmıştır – konakçıya özgüdürler ve sadece belirli konakçılardan beslenirler; sığır kenesi Boophilus microplus şeklinde, tüm gelişim aşamaları aynı konakçıdan beslenen ve gelişen tek konakçı bir kenedir.
Bununla birlikte, birçok kene genelcidir ve fırsatçı beslenir. Örneğin, Amblyomma americanum memeliler, kuşlar ve sürüngenlerle beslenir ve benzer halde Ixodes ricinus’un geniş bir konak spektrumuna haiz olduğu tanınmaktadır. Ayrıca, refakatçi hayvanlar için en uygun keneler üç konaklı kenelerdir ve her açınma aşaması yeni bir konak bulur. Bu geniş konak spektrumu, daha ilkin bir konağa bildirilmemiş yeni patojenleri bulaştırma riski de dahil olmak suretiyle kene kaynaklı hastalıklar için bir rezervuar oluşturur.

Keneler ve konakçılar arasındaki münasebet en az 5 şart tarafından düzenlenir. Bunlar gün uzunluğu, ısı, rutubet benzer biçimde mevsimsel ve günlük etkilerden (abiyotik parametreler) kaynaklanır. Geri kalanı ise kene içindeki biyolojik süreçler, konakçı içerisindeki biyolojik süreçler ve ikisi arasındaki etkileşimler şeklinde biyotik parametreleri içerir.

Konak Arayışı

Ev sahibi uyaranlar Konak arayan keneler, muhtemel konaklardan gelen çeşitli uyaranları tanır ve bu da konak bulma davranışlarını harekete geçirir.

Kokular şüphesiz en önemli ve en iyi çalışılmış uyaranlardır. Konak kaynaklı kokular, spesifik ve rüzgar akımları ile taşındığında doğrultu bilgisi de sağlar. En önemli konak kaynaklı kokular arasında hayvan nefesinin bir bileşeni olan karbondioksit ile idrar ve diğer hayvan atıklarında yaygın olan amonyak yer alır. Bunlar aç keneleri potansiyel konakçıların yakınına getirir, bunun üstüne öteki, daha kısa menzilli uyaranlar etkili olur.

Yakın mesafeden gelen uyaranlar içinde konağın vücut ısısı gibi radyan sıcaklık, ter ve diğer vücut kokularına has kokular (mesela laktik asit veya bütirik asit) ve temas yer alır. Lees’in (1948) erişkin Ixodes ricinus ile yapmış olduğu deneylerde, 37°C’de dolaşan su içeren ve koyun vücudu kokuları yürüyerek bezle sarılı bir tüpe, tek başına beze veya sıcak tüpe göre daha kuvvetli tepki veren yetişkin Ixodes ricinus ile yaptığı deneylerde gösterdiği gibi, radyan sıcaklık kokularla birleştirildiğinde sinerjiktir.Kene Nasıl Bir Canlıdır?

Bazı türler muayyen bir frekans aralığındaki seslere tepki verir. Boophilus microplus larvaları 80-800 Hz aralığındaki seslere, genellikle beslenen sığırların yaymış olduğu frekanslara karşı fazlaca duyarlıyken, Rhipicephalus sanguineus havlayan köpeklerin çıkardığı seslerden etkilenmektedir.

Görsel ipuçları ve titreşimler gibi konak bulma faaliyetlerindeki öteki uyaranlar çok az çalışılmıştır. Görsel imgeler, gökyüzünün parlak arka planına karşı karanlık yöntemleri ayırt ettiğine inanılan avcı kenelerde muhtemelen daha önemlidir. Bununla birlikte, birçok türün arayış içerisindeki keneleri de bariz gölgelere tepki verecektir. Titreşimler de uyarıcıdır; kenelerin pusuda tünedikleri çimenli yada otlu sapların hışırdatılması, ön ayakların geçen bir konağa tutunmak için uzandığı karakteristik “arayış” davranışını tetikleyecektir.

Son olarak, dokunsal uyaranlar ancak konakçı ile münasebet halinde devreye girer ve kısa menzilli kokular ve vücut ısısı ile birlikte beslenme yerinin seçilmesine ve kan emme faaliyetinin başlamasına katkıda bulunur.
Bazı durumlarda, konakçı kaynaklı uyaranlardan ziyade kene kaynaklı uyaranlar, kene konakçı arama davranışında eleştiri öneme sahiptir. Bu nedenle, Amblyomma variegatum ve Amblyomma hebraeum sığırlardan gelen CO2 ile uyarılır, sadece daha önce bağlanmış, beslenen keneler tarafınca yayılan toplanma-bağlanma feromonunu tespit ettiklerinde kene ile enfekte hayvanları seçerler.

Konak Bulma Stratejileri

Kenelerde iki değişik konak bulma stratejisi vardır: kenelerin konakçıların dinlenme veya üreme yerlerinin yakınındaki yuvalarda, oyuklarda yada çatlaklarda yaşamış olduğu endofilik (nidikol) – Latince yuva anlamına gelen nidis’ten – strateji ve kenelerin konakçılarını aramak zorunda olduğu ekzofilik (nidikol olmayan) strateji. Bu değişik konak arama davranışı sebebiyle, endofilik ve ekzofilik keneler çevresel koşullara maruz kalma açısından farklılık gösterir. Endofilik keneler çevresel değişikliklerden daha iyi korunurken ve konakçılara kolayca erişilebilirken, ekzofilik keneler çevresel koşullara oldukca maruz bırakılırlar ve konağa erişilebilirlik konakçı ekolojisine ve popülasyon dinamiklerine de bağlıdır.

İştah, konakçı temasına ve başarıya ulaşmış parazitliğe yol açan bir dizi davranışsal tepkiyi başlatır. İştah, “bir konağın lokomotif olarak aranması yada bir bakış noktasından aranmasıdır”. İştahtan önce açlık gelir ve bu da kenenin fizyolojik durumundan etkilenir; diyapoze kenelerde iştah oluşmaz.

Nidikol Olmayan (Ekzofilik) Keneler

Nidikol olmayan (yada ekzofilik) keneler aleni, maruz kalan habitatları işgal eden türlerdir. Çoğu orman, savan, çalılık, çalı yada davet nebat örtüsünde görülür; ötekiler kum veya kumlu topraklarda, taşların altında, yarıklarda ve açık ortamın başka yerlerinde gömülü kalır.

Nidikol olmayan kenelerin bir çok edilgen konak bulma stratejisi kullanır, doğrusu yoldan geçen bir konakla direkt münasebet ederek (= pusu stratejisi). Çimen, ot veya çalılarla kaplı habitatlarda yaşayan bu tür arayışçı keneler, nebat örtüsüne tırmanır, sapların veya dalların uçlarına tutunarak tipik bir pozda beklerler – özellikle bir konağın geçmiş olmasına tepki olarak ön bacaklar uzatılır – bu bitkisel desteklere sürtünen konaklarla direkt temas için. Hayvan hareketlerinin neden olduğu titreşimlerin yanı sıra bu tür konaklardan gelen kokular, vücut ısısı ve gölgeler kene tepkilerini uyararak ön ayakların uzamasına ve hızla sallanmasına neden olur. Eğer münasebet sağlanırsa, arayıcı keneler hayvanların yanından geçerken vücutlarına tutunurlar.

Kenelerin arayış yüksekliği de edindikleri konak türlerinde mühim bir rol oynar. Genel olarak, kene arama yüksekliği, her türün yada ömür evresinin en yaygın konakçılarının muayyen ömür evresi ve büyüklüğü ile güçlü bir biçimde ilişkilidir (Loye ve Lane, 1988; Fourie ve ark., 1991; Goddard, 1992); olgunlaşmamış keneler, minik memelilerin ve kuşların etken olduğu bitki örtüsünün tabanına yada yaprak tabakasına yakın yerlerde ortaya çıkma eğilimindeyken, yetişkinler çoğu zaman daha büyük hayvanlarla karşılaştıkları nebat örtüsünün uçlarına yakın yerlerde arama yaparlar.

Bazı keneler aktif bir konak bulma stratejisi sergiler, avcı keneler olarak adlandırılan bu keneler; konaklarına doğru sürünür veya koşarlar. Bu hayvanlar yakınlarda göründüğünde konakçılara hücum etmek için ortaya çıkarlar ve hücum etmek ve beslenmek için onları metrelerce mesafe boyunca takip edebilirler.

Konak bulma stratejileri farklı ömür evrelerinde de farklılık izah edebilir, örneğin A. Variegatum ve A. Hebraeum larvaları konakları arayarak bulurken, nimfler ve yetişkinler avcı kenelerdir. Yalnız yıldız kenesi, Amblyomma americanum, hem pusu bununla beraber avcı tipi konak bulma özelliği gösterir, bir çok konaklarıyla doğrudan münasebet yoluyla karşılaşır (pusu); diğerleri konak kokuları ve vücut sıcaklığı tarafından çekildiğinde mühim mesafeleri sürünerek geçer.

Nidicolous (Endofilik) KenelerKene Nasıl Bir Canlıdır?

Genel olarak, nidikol keneler, CO2 vücut ısısı ve muhtelif kokular benzer biçimde nidikol olmayan kenelerle aynı konak kaynaklı uyaran spektrumuna cevap verir. Bununla birlikte, bu uyarıcıların algılandığı aralık, nidikol olmayan kenelere göre fazlaca kısadır.
Tipik olarak, bu uyaranlar aynı anda sunulduğunda en etkilidir, şu demek oluyor ki keneler sinerjize uyaranlara bireysel uyaranlardan daha kuvvetli cevap verir. Buna ayrıca, eğimler önemlidir ve bazı durumlarda kenelerin yanıt veremediği yahut yanlış yönlendirildiği ve konakçı bulamadığı temel yön bilgisini sağlar.

Yerçekimi, çeşitli türlerin konak arama davranışında önemlidir. Diğer birçok argasid türünde olduğu şeklinde, özellikle gün ışığı koşullarına mukabil gelen aralıktaki (450-580 nm) yoğun ışınım, kene aktivitesini baskılar ve kenelerin ağaç tüneklerinde ve organik yaşam alanlarının çeşitli yarıklarında kalmasına neden olur.

Farklı uyarıcıların göreceli önemi nidikol türler içinde büyük farklılıklar gösterebilir. Bazılarında, parazitten konağa olan mesafe son aşama kısa olduğundan, konak vücut ısısı ve kokuları büyük olasılıkla fazlaca önemlidir. Konaklarına ulaşmak için önemli mesafeler (örn. Metreler) boyunca göç etmek zorunda olan barınak istilacı parazitler şeklinde ötekiler için, yerçekimi, CO2 ve hatta ses (A. Cooleyi) genel uyarıcılar olarak hizmet eder ve arayan keneleri, konak vücut kokuları ve radyan sıcaklık benzer biçimde daha kısa menzilli uyarıcıların parazitleri konak vücuduna götürebileceği bir noktaya getirir.

Sert kenelerin bir çok (Ixodidae), en azından ömür döngülerinin bir aşamasında nidikol olmayan (ekzofilik) kenelerdir, sadece bazıları endofilik stratejiler de izler (mesela, prostriat cinsi Ixodes’in Ixodidae’si) Bazen tüm instarlar aynı stratejiyi izler ve bazen stratejiler instarlar arasında farklılık gösterir, örn, Hyalomma, Rhipicephalus ve Dermacentor cinslerindeki birtakım türler larva ve ergin olarak nebat örtüsünde konak ararken nimfler konak üstünde kalır (iki konaklı kene).

Yumuşak keneler (Argasidae) çoğunlukla endofilik stratejiye sahip nidikol parazitlerdir. Bazı konakçılar alçakta yatan nebat örtüsünde arayışa menfaat, ancak büyük çoğunluğu yuva parazitidir ve yuvalar, mağaralar veya yuvalar benzer biçimde korunaklı ortamlarda ikamet eder.

Kan Besleme

Ağız parçaları
Sert kenelerin ağız parçaları yukarıdan kolayca görülebilir; yumuşak kenelerin ağız parçaları ise görülemez. Her iki ailede de görülebilen üç bileşen vardır: dıştaki iki eklemli kısım oldukca hareketli palplerdir; bunların arasında, ortadaki çubuk şeklindeki yapı olan hipostomu sakınan eşleştirilmiş chelicerae bulunur.

Palpler kene beslenirken yanal olarak hareket eder ve konağın derisine girmez. Kaba hipostomun üstünde birçok gaga benzeri çıkıntı vardır. Beslenirken konağın derisine dalan yapı budur. Geriye doğru yönelen çıkıntılar tutunmuş kenenin kolayca çıkarılmasını engeller.

Buna ayrıca, çoğu sert kene, tükürük bezleri tarafından üretilen ve beslenen keneyi tam anlamıyla yerine yapıştıran çimento benzeri bir madde salgılar; beslenme tamamlandıktan sonra bu madde çözülür. Yapışma derinliği ve salgılanan çimento miktarı türler arasında değişiklik gösterir.

Beslenme Süresi

Sert keneler, kene türüne, ömür evresine ve konak türüne bağlı olarak, konakçıları üstünde birkaç günden haftalara kadar uzun süreler süresince beslenirler.

Sert kenelerin dış yüzeyi ya da kütikülü, yetişkin kenelerde beslenmemiş vücut ağırlıklarının 200-600 katına kadar çıkabilen büyük hacimli kan alımını karşılamak için büyür.

Yumuşak keneler konakçıları üstünde birkaç dakikadan günlere kadar değişen kısa sürelerle beslenirler, burada da kene türüne, yaşam evresine ve konakçı türüne bağlı olarak spesifikasyonlar vardır. Birçok yumuşak kenenin beslenme davranışı pire veya tahtakurusu ile karşılaştırılabilir, bundan dolayı bir kez yerleştikten sonrasında konakçının yuvasında ikamet ederler ve konakçı geri döndüğünde hızla beslenirler. Yumuşak keneler her ömür evresinde birkaç defa beslenir ve dişiler yaşamları süresince kan öğünleri arasında birden fazla küçük yumurta grubu bırakır.

Kan öğünleri esnasında yumuşak keneler vücut ağırlıklarını 3-5 kat artırabilir, bundan dolayı oldukca katlanmış bütünlükleri, beslenmemiş vücut ağırlıklarının 5-10 katı kadar olabilen alınan kan hacmini karşılamaya yönelik ek büyüme olmadan geniş esnemeye izin verir.

Tükürük SalgısıKene Nasıl Bir Canlıdır?

Kene tükürüğü, muhtelif işlevlere hizmet eden kompleks bir karışımdır. Tutunduktan kısa bir müddet sonra, ixodid keneler (birkaç Ixodes türü hariç), hipostomu çevreleyen lateks benzeri bir koni gibi sertleşen süt beyazı bir madde salgılar.

Bu, çimento konisinin ilk çekirdeğidir.

Sonraki 48-72 saat arasında ilave salgılar çimentoya kortikal katmanlar ekler; bazı türlerde bu ilave çimento salgısı, parazitin tutunmasını daha da güçlendirmek için konakçının derisi üstünden akar.

Çimentonun kimyasal bileşimi antijenik ve antijenik olmayan proteinlerin bir karışımından oluşur, en iç katmanlarda mühim oranda lipid ve karbonhidrat bulunur, bu son bileşikler çoğunlukla lipo ve glikoproteinler şeklindedir. Sement konisinin oluşmasının peşinden, beslenen kenenin tükürük bezleri genişler ve protein sentezi hızlanır.

Beslenme dönemine bol oranda tükürük sıvısı salgılanması eşlik eder. Bu tükürük bezi aktivitesi modeli, parazit periyodunu karakterize eden bağlanma, yara yeri oluşumu, beslenme, çiftleşme ve dolum sırasına paraleldir.

Daha önce açıklanan çimento öncüllerine ayrıca, histokimyasal testler tükürük bezlerinin ifraz hücrelerinde çeşitli enzimler bulunduğunu göstermiştir.

Bu enzimlerin bir kısmının yada tamamının salgılanıp salgılanmadığı ve beslenme bölgesinin oluşumuna yada sıvı alımına katkıda bulunup bulunmadığı bilinmemektedir.

Kene tükürük bezleri ayrıca antikoagülanlar, prostaglandin E2 (PGE2) ve prostasiklin, vazodilatörler, apiraz, anti-enflamatuar ajanlar, anti-histaminikler (bazı türlerde) ve ötekiler dahil olmak suretiyle farmakolojik olarak etken maddelerin reel bir bereketini salgılar. Bazı türlerde, bradikininleri ve anafilatoksinleri -enflamatuar yanıtın modüle edilmesinde önemli rol oynayan konakçı proteinleri- yok eden enzimler salgılanır. Geyik kenesi Ixodes scapularis ve beyaz ayaklı fare
Peromyscus leucopus gibi bazı oldukça başarılı konakçı/parazit birlikteliklerinde, meçhul tükürük ajanları konakçı bağışıklık sisteminin bileşenlerini, mesela T hücrelerini baskılar ve böylece reddi en aza indirir.

Yaşam Dönüsü Ixodidae

İksodid kenelerin yaşam döngüsü, aile boyunca dikkat cazibeli derecede tekdüzedir. Tüm ixodid keneler yumurtlar ve tek bir nimf evresine haizdir.

Çoğu türde, her bir aktif safha bir konak arar, beslenir ve naturel ortamda gelişmek için düşer (Üç konaklı yaşam döngüsü). Sadece birkaç türde, beslenen yavrular konakçı üzerinde kalır ve gelişir, bu da yaşam döngüsünü daha da kısaltır. Bu tür keneler, bir veya daha çok genç evrenin bu biçimde gelişip gelişmediğine bağlı olarak “iki konaklı” yada “tek konaklı” keneler olarak adlandırılır. Temel kene yaşam döngüsü planında oldukça sayıda varyasyon meydana gelir.

Çiftleşme, Ixodes cinsinin türleri hariç hepsinde yalnızca konak üzerinde, kısaca beslenirken gerçekleşir. Ixodes türleri dışındaki bütün ixodidler gonotrofik döngüyü başlatmak için bir kan öğününe gereksinim duyar. Çiftleşmeyi takiben, dişiler doyuncaya kadar beslenir, arkasından konaklarından düşer ve kısa bir preovipozisyon döneminin arkasından (morfogenetik diyapozu olanlar hariç) ovipozisyona adım atar. Yumurtlama, dişilerin birkaç bin yumurta bıraktığı yaprak altlığı, çürüyen nebat örtüsü veya organik veya insan yapımı bir barınaktaki bir çatlak veya yarık gibi korunaklı bir mikro ortamda sürekli bir yumurtlama faaliyeti döngüsü içinde gerçekleşir.

Yumurta üretimi hızla artar, yumurtlamanın başlamasından sonraki 3-5 gün içinde zirveye ulaşır, arkasından yeniden kademeli olarak azalır; yumurta hacminin %90’ı ilk 10 gün içinde bırakılır, sadece azca sayıda yumurta 5-10 gün daha bırakılmaya süre gelir. Oranlar farklı türler içinde değişiklik gösterse de, çiftleşmiş dişinin vücut ağırlığının %50’sinden fazlası bu süreçte yumurtaya dönüşür. Açıkça görüldüğü suretiyle, ixodid keneler yumurtlama kapasiteleri bakımından bütün eklembacaklılar arasında en üretken olanlardır.

Dişiler yumurtlamadan sonrasında ölürler, doğrusu ancak bir gonotrofik döngü vardır.

Üç Konaklı Yaşam Döngüsü

Üç konaklı yaşam döngüsünde her bir aktif aşama konak arama, beslenme ve çevrede konak dışı deri değişiklik yapma modelini tekrarlar. Bu, en yaygın gelişimsel modeldir ve ixodid türlerinin büyük çoğunluğu için karakteristiktir.

Doğal ortamdaki müsait koşullar altında, bu tür üç konaklı kenelerin ömür döngüsü, larvaların yumurtadan çıkmasından bir sonraki neslin yumurtadan çıkmasına kadar, 1 yıldan daha kısa bir müddette tamamlanabilir. Bununla birlikte, iklim koşulları ve diyapoz, konak arama davranışını, gelişimi veya yumurtlamanın başlangıcını geciktirebilir, böylece her yıl yalnızca bir ömür aşaması tamamlanabilir. Bu çevresel sınırlamalar yaşam döngüsünün süresini 3 yıla kadar uzatabilir
Yumurtlamayı takiben, yumurtalar naturel ortamda embriyogenez geçirir.

Yumurtadan çıktıktan sonrasında beslenmemiş larvalar konak aramak için nebat örtüsüne veya yuva ortamına dağılır. Uygun konakları bulduktan sonra ilk parazit aşaması olan bağlanma, beslenme ve çevrede konak dışı deri değiştirme başlar. Başarılı olan larvalar yavaşça tutunur ve beslenir; tam bir kan öğünü için birkaç gün gerekir. Doymuş larvalar konaklarından düşer, korunaklı bir mikro çevre bulur ve ekdiz (= deri değiştirme) geçirir.

Larva tüy dökümünden çıktıktan sonrasında, beslenmemiş nimfler yine konak ararlar (genellikle larvaların beslendiği konaklara benzer konaklar) ve konak bulma, bağlanma ve doyma dönemi ikinci bir konakta ikinci parazit evresinde tekrarlanır. Tıkanmış nimfler konaklarından düşer ve naturel ortamda uygun nişlerde barınır.

Nimfal deri değişimini takiben, erginler (dişi ve adam) ortaya çıkar ve üçüncü parazit evresini başlatır, konaklara tutunur, beslenir, çiftleşir ve tam dolu dişiler korunaklı bir mikro çevrede yumurtlamak için düşer ve ölür, böylece yaşam döngüsü tamamlanır. Idodes spp. Hariç, çiftleşmenin çevrede gerçekleştiği yerlerde erkekler genellikle yine bağlanmak, yeniden beslenmek ve diğer dişilerle çiftleşmek için kalır.

Larvalar, nimfler yahut yine bağlanan ayrılmış dişiler diyapoza girebilir ve uygun çevresel değişimler döngüyü başlatmalarına izin verene kadar birkaç ay boyunca (mesela kış süresince ya da nadiren yaz süresince) bozulmadan kalabilir.

Prostriata’daki tek cins olan ixodid cinsi Ixodes’te çok değişik bir gelişim ve çiftleşme davranışı modeli görülür. Bu kenelerde gametogenez, nimften erişkine geçişle başlar ve genç, beslenmemiş erişkinler, geçişten kısa bir müddet sonra cinsi olarak etken hale gelir. Çiftleşme, konakta olduğu gibi beslenmeden önce de gerçekleşebilir ve sıklıkla gerçekleşir.
Bununla birlikte, bu cinsin yuva yada barınakta yaşayan birçok türünde erkekler konaklarda bulunmaz. Bu türlerde, erkekler sadece körelmiş dişçiklere haiz hipostomlara sahiptir ve beslenemezler. Kayda değer bir istisna alt cinste görülür

İki ve Tek Konaklı Yaşam Döngüleri

Bu genel ixodid gelişim modelinin çeşitli varyasyonları mevcuttur.

Hyalomma anatolicum excavatum şeklinde birkaç metastriate ixodid kene türünde iki konaklı bir ömür döngüsü bulunur: Beslenen larvalar konakta kalır, yerinde deri değiştirir (ecdyse) ve beslenmemiş nimfler yine bağlanır. Beslenen larvalar sıcak, nemli ve optimum bir mikro çevrede, konakçı derisine karşı olduklarından inkişaf genellikle hızlıdır Sadece tıkanmalarının arkasından nimfler ayrılır.

Daha sonra konakçıdan ayrılarak erişkin aşamasına geçerler.

Tek konaklı ömür döngüsünün daha uç modifikasyonu, örneğin kış kenesi Dermacentor albipictus yada sığır kenesi Boophilus microplus ve diğer Boophilus türlerinde görülür: Bu türlerde larvalar tutunduktan sonra bütün evreler konak üzerinde kalır. Larva ve nimfler beslenir ve yerinde kalır. Erişkin aşamaya geçtikten sonra, erkekler ve dişiler beslenmek ve çiftleşmek için kalır ve ancak beslenen, çiftleşen dişiler naturel ortamda yumurtlamak için düşer.

Yaşam Döngüsü Argasidae

Argasid keneler, Ixodidae’de bulunan çok daha tek tip modelin aksine, açınma ve beslenme davranışlarında dikkate değer bir çeşitlilik sergiler.

Neredeyse bütün argasid keneler, çoklu parazitik evreler ve tekrarlanan gonotrofik döngüler ile çok konaklı bir beslenme modeline sahiptir (Hoogstraal ve Aeschlimann, 1982). İki konaklı keneler olan Ornithodoros lahorensis yada tek konaklı keneler olan Otobius megnini ve O. Lagophilus şeklinde birtakım kayda kıymet istisnalar bulunmasına karşın.

Gelişim aşamalıdır ve yetişkin formdan ilkin birden fazla nimfal aşama bulunur. Bu model, inkişaf aşamalarının sırasının bir larva, dört nimfal aşama ve yetişkin içerdiği öteki Acari’lere benzer.

Embriyogenez ve yumurtadan çıkmayı takiben larvalar omurgalılara, yuva, oyuk veya diğer niş ortamlarda yaşayan konakçılara saldırır. Konakçı temasını takiben larvalar hızla beslenir, ayrılır ve ilk nimf evresine dönüşerek ekdiziye uğrar.
Bazı argasid türlerinde larvalar beslenmeyip direkt ilk nimf evresine geçer. Diğerlerinde larvalar yavaş beslenir ve iki kez deri değiştirir (ikinci nimf evresine ve ilk nimf beslenmeyen bir evredir).

Nimfal evreler vücut özellikleri bakımından minyatür erginlere benzer, özellikle de derimsi, mememsi vücut kütikülü, ancak genital gözenek ve herhangi bir cinsi dimorfizm kanıtı yoktur.

İlk nimfal evreler nişe giren konaklara yine saldırarak döngüyü tekrarlar. Bu konakçı teması, süratli beslenme (15-30 dakika), niş arasında tıkanma, ayrılma ve ekdiz döngüsü birkaç kere gerçekleşebilir. Nimfal evrelerin kati sayısı belirsizdir ve birtakım türlerde 8 nimfal safha kaydedilmiştir (Hoogstraal,1985). Nimflerin hızla beslenmesini sağlayan mühim bir faktör, beslenme esnasında veya kısa bir müddet sonra koksal bezlerden atılan berrak, renksiz bir sıvı olan koksal sıvı gibi fazla kan unu suyunu atma yetenekleridir. Beslenen nimfler yeniden başka bir nimf evresine geçer ve konak arama, beslenme ve deri değişiklik yapma döngüsü tekrarlanır.

Erginler ortaya çıktıktan sonrasında ilk olarak çiftleşebilir yada konakçılara saldırabilir. Ancak Argasidae’de erginler son nimfal deri değişiminden çıktıktan sonra cinsel olarak etken hale gelir ve gametogenezi başlatmak için kan yemeye gereksinim duymazlar. Çiftleşme, kanla beslenmeden ilkin olduğu gibi sonrasında da gerçekleşir, sadece nadiren de olsa konağın üzerinde gerçekleşir. Bununla birlikte, gonotrofik döngü tamamen kanla beslenmeye bağlıdır (çiftleşmiş dişilerin otojen olarak, yani beslenmeden yumurtladığı nadir durumlar hariç).

Yetişkinler konakçı arar, hızla beslenir ve birkaç kere tıkınır. Beslenen çiftleşmiş dişiler her kan öğününden sonrasında minik yumurta kümeleri (<500 yumurta/döngü) yumurtlar, bunun üzerine konaklara saldırmak ve yine beslenmek için geri dönerler, kısaca birden fazla gonotrofik döngü vardır.

Bazı Ixodes türlerinde gözlemlenen modele benzer biçimde, birtakım türlerin yaşam döngülerinde beslenmeyen erkekler de görülür.Kene Nasıl Bir Canlıdır?

Gonotrofik döngülerin sayısı, nadiren 6’yı geçse de, türler arasında olmasıyla birlikte tür içindeki bireyler içinde da mühim seviyede değişmiş olur. Genellikle kan öğünleri arasındaki uzun bekleme sürelerini takip eden bu tekrarlanan gonotrofik döngü modeli, argasid kenelerin döllerini vakit içinde, çoğu zaman uzun seneler süresince kademeli olarak dağıtmalarını sağlar.
Argasid stratejisi, doğurgan bir dişinin bütün döllerinin tek bir yumurtlama faaliyeti dalgasında üretildiği ixodidlerden oldukca farklıdır.

Diyapoz, konakçıları dönene yada yeni konakçılar gelene kadar aylarca boş yuvalarda veya yuvalarda hayatta kalmak zorunda olan argasid türlerinin çoğunun gelişim süresini düzenleyen mühim bir faktördür.
Tüm ömür döngüsünün tamamlanma süresi genellikle sert kenelerinkinden çok daha uzundur ve birkaç sene süre gelir. Ayrıca, birçok yumuşak kene açlığa karşı esrarlı bir dirence haizdir ve kan yemeden yıllarca hayatta kalabilir.

Yumurta

Çiftleşme ve kan öğününün tamamlanmasından sonra, dişi keneler yumurtalarını bırakmak için olgunlaşmamışların deri değiştirmek için kullandıklarına benzer korunaklı ortamlar ararlar.

Yumurtlama ile yumurtlama başlangıcı arasındaki devre yumurtlama öncesi dönemdir; uzunluğu türe, sıcaklığa, diyapoza ve muhtemelen diğer faktörlere bağlı olarak değişir.

Maksimum yumurta verimi normalde sadece çiftleşmiş ve dolgunluğa ulaşmış dişiler tarafınca üretilir.

Çiftleşmiş, kanla beslenen keneler tarafınca üretilen yumurta sayısı, en önemlileri kan unu hacmi, yumurta büyüklüğü ve türler olmak üzere birçok faktöre bağlıdır.

Kan öğünü hacmi, bırakılan yumurta sayısını etkileyen en mühim belirleyicidir. Genel olarak, daha büyük kan öğünleri tüketen dişiler daha fazla yumurta bırakır.

Argasidae’de, her kan öğününden sonra minik yumurta grupları bırakılır. Bu keneler birçok kez beslenme ve yumurtlama yeteneğine sahiptir, yani çoklu gonotrofik döngüleri vardır. Argas persicus’ta, yığınlar 47 ila 646 yumurta içermektedir.
Ixodidae’de, çiftleşen dişiler tek bir gonotrofik döngüde binlerce yumurta bırakır. Ixodid keneler, bir ihtimal de herhangi bir hematofag artropodun en yükseği olan olağanüstü bir doğurganlık sergiler. Tipik bir misal olan Dermacentor variabilis’te yumurtlama, dişilerin beslenmesinden sonraki 3-6 gün arasında başlar. Yumurta üretimi hızla artar, 4. Günde zirveye ulaşır ve 16-17 gün daha devam ederek toplam 20-21 günlük bir yumurtlama dönemi oluşturur. Amerikan Köpek kenesi ortalama 5.380 yumurta/dişi bırakır.

Tek bir kene için kaydedilen en büyük yumurta hacmi, tek bir Amblyomma nuttalli dişisinden elde edilen 22.891’dir.

Larva

İlk olgunlaşmamış aşama olan larvaların (çoğu zaman tohum keneleri olarak adlandırılır) yalnızca altı bacağı vardır. Beslenmeyen larvalar birkaç yüz (Argasidae, yumuşak keneler) ile birkaç bin (Ixodidae, sert keneler) içinde değişen sayıda yumurtadan menfaat.

Uygun bir konak bulmanın zorluğu nedeniyle larvalar beslenmeden uzun süre katlanabilir. Konakçı temasını takiben larvalar tutunur, ağız parçalarını konakçı derisine sokar ve beslenir. Beslenme, türe ve konağa bağlı olarak birkaç gün içinde tamamlanır. Bazı argasid türlerinde larvalar beslenmez.

Boğulmuş larva, beslenmemiş sekiz bacaklı bir nimfe dönüşür.

Nimf

Nimfler sekiz bacaklı olmaları bakımından yetişkin kenelere benzerler. Ancak genital açıklıkları yoktur. Nimfler, müsait bir konak bulana kadar uzun süre beslenmeden yaşayabilmelidir.

Sert kenelerin ancak bir nimfal instarı varken yumuşak kenelerin birkaç nimfal instarı olabilir.

Yumuşak keneler genellikle yaşam döngüsünde birçok nimf dönemine haizdir ve nimf dönemlerinin sayısı aynı tür içinde bile tutarlı değildir. Beslenme faktörlerinin, özellikle önceki evrelerde alınan kan hacminin, nimfal evre sayısının mühim bir göstergesi olduğuna inanılmaktadır. Dahası, erkekler çoğu zaman dişilerden daha erken ortaya menfaat, doğrusu adamların dişilere gore 1 yada 2 daha az nimf evresine ihtiyacı vardır.
Argasidae’de bu kadar oldukca nimf evresinin geçmesi, Ixodidae’ye gore çok daha uzun bir ömür döngüsüne katkıda bulunur. Buna ek olarak, birçok argasid kenesi gelişimleri esnasında uzun vakit açlığa katlanabilir, böylece yaşam döngüsü senelerce uzayabilir.

Yetişkin

Nimfal deri değiştirmeyi takiben, ixodid erişkinler konakçılara hücum etmek için ortaya çıkar, beslenir, çiftleşir ve beslenen dişiler korunaklı bir mikro çevreye yumurtlamak için düşerek ömür döngüsünü tamamlar.

Erkek sert keneler çoğu zaman çiftleşmeden kısa bir süre sonra ölür ve dişiler yumurtalarını bıraktıktan kısa bir süre sonra ölür.

Ortaya çıktıktan sonra, argasid erginleri ilkin niş arasında çiftleşebilir yada konakçılara saldırabilir. Konakçı temasını takiben, erginler hızla beslenir, tıkanır ve düşer. Çiftleşen dişiler minik yumurta kümelerini yumurtlar, bunun üzerine konakçılara hücum etmek ve yine beslenmek için geri dönerler. Erişkinler konakçıları arar, birkaç defa beslenir ve tıkanır ve beslenen çiftleşmiş dişiler her kan öğününden sonrasında yumurtlar. Yetişkin yumuşak keneler genellikle daha uzun ömürlüdür ve yumurtlama dişinin periyodik bir aktivitesidir.

Kene Habitatlarından Kaçının!

Mümkün olduğunca, özellikle kenelerin nimflerinin beslendiği ilkbahar ve yazları, kene bulaşma ihtimali olan alanlara girmekten kaçının. Keneler nemli, gölgeli ortamları, bilhassa de ağaçlık, çalılık veya aşırı büyümüş çimenlik habitatlarda yaprak çöpü ve alçak bitki örtüsü bulunan alanları tercih eder.

Kişisel Korunma Önlemlerini Kullanın

Bir ferdin keneye maruz kalmasına neden olabilecek faaliyetleri tamamen ortadan kaldırabileceğini farz etmek mantıksızdır. Bu nedenle, önleme tedbirleri kişisel korunmaya yönelik olmalıdır.
Ormanlık veya çalılık alanlarda kamp yaparken yada yürüyüş yaparken: Mümkünse patikanın ortasına doğru ilerleyin ve potansiyel olarak kene istilasına uğramış alanlardan kaçının.
Uzun kollu gömlekler ve uzun pantolonlar (şort değil) giyin ve pantolonların alt kısımlarını çorapların yada botların üst kısımlarına sokun. Sık dokunmuş kumaşlardan açık renkli kıyafetler giymek, sürünen keneleri bulmayı kolaylaştırır.
Özellikle ormandan ayrıldıktan sonra keneler için sık sık deneyin. Yaygın tutunma yerleri arasında koltuk altları, kasıklar, diz arkası ve ense bulunur.
Baş, boyun ve kulaklara özel dikkat göstererek evlatları sık sık muayene edin. Uzun otlardan ve alçak çalılardan kaçınmalarını öğretin.
Keneleri çıkarın ve laboratuvar testleri için saklayın.
Kovucular etiket talimatlarına göre ciltte yada kıyafetlerde kullanılabilir.
Evcil hayvanların serbestçe dolaşmasına izin vermeyin.
Genel olarak, evcil hayvanların serbestçe dolaşmasına izin verilmesi tavsiye edilmez. Serbestçe dolaşan evcil hayvanlar kene sorunlarının devam etmesine destek verir ve evcil hayvanlar da kene kaynaklı hastalıklara yakalanabilir. Evcil hayvanların serbestçe dolaşmasına izin veriliyorsa, bilhassa de iç mekanlara girmelerine izin veriliyorsa, onları her gün kontrol edin. Hayvanların mobilya üzerinde dinlenmesine izin vermeyin ve onlarla aynı yatakta uyumayın.

Kene istilasına uğramış alanlara özgür erişimi olan köpek ve kedilerde önleyici tedbirler – ideal olarak kovucu aktivite ile – etiket talimatlarına bakılırsa düzenli olarak kullanılmalıdır.

Kene Çıkarma

Bağlı keneleri çıkarmak için aşağıdaki prosedür önerilir:
İnce uçlu cımbız, özel kene cımbızı kullanın yada parmaklarınızı bir mendil, kağıt havlu veya lastik eldivenle koruyun. Mümkünse keneleri çıplak elle çıkarmaktan kaçının.
Keneyi deri yüzeyine mümkün olduğunca yakın tutun ve durağan, eşit bir basınçla yukarı doğru çekin. Keneyi bükmeyin yada sarsmayın; bu, ağız parçalarının kopmasına ve deride kalmasına neden olabilir. Böyle bir durumda ağız parçalarını cımbızla çıkarın.
Kene çıkarıldıktan sonrasında
Kenenin vücudunu sıkmayın, ezmeyin yada delmeyin şundan dolayı sıvıları (tükürük, vücut sıvıları, bağırsak içinde ne olduğu) bulaşıcı organizmalar içerebilir.
Keneyi çıkardıktan sonra ısırık bölgesini iyice dezenfekte edin ve ellerinizi su ve sabunla sudan geçirin.
Doktorunuzun yada veterinerinizin doğru teşhis koymasına destek olabileceğinden keneyi tarif etmek ve muhtemel ileri tetkikler için saklamayı düşünebilirsiniz. Keneyi plastik bir torbaya yada ağzı kapalı küçük bir plastik kaba koyun ve dondurucuya kaldırın.

Keneye Maruz Kaldıktan Sonra Tıbbi Tavsiye İçin Genel Hususlar

İnsan veya hayvan derisi üstünde serbestçe hareket eden ve henüz tutunmamış keneler patojenleri bulaştıramaz, bundan dolayı bu keneler çıkarılmalı ve imha edilmelidir.
Bazı patojenler keneler tarafınca tutunmadan sonraki birkaç saat içinde bulaşabilir, bu nedenle kenenin tutunması ve beslenmesi ihtiyaç duyulan ürün üstünde tutunmayı önleyen, kısaca kovucu etkiye sahip mamüllerin kullanılması düşünülebilir.
Çıkarıldıktan sonra kene ısırık bölgelerini iltihaplanma, eritem vb. Belirtiler açısından gözlemleyin.

Halk İlaçları

Vazelin ya da sıcak kibrit kullanımı şeklinde folklorik çareler kenenin deriden ayrılmasını teşvik etmek için oldukca azca işe fayda. Aslında, keneyi tahriş ederek ve daha çok tükürük salgılaması veya bağırsak içeriğini kusması için uyararak, patojeni bulaştırma şansını artırarak sorunları daha da kötüleştirebilirler. Bu kene çıkarma yöntemlerinden kaçınılmalıdır. Bir dizi kene çıkarma aleti piyasaya sürülmüştür, sadece düz bir ince uçlu cımbız seti zaten yeterlidir.

Kaynakça:

BBC

Yazar: Tuncay Bayraktar

kaynak: bilgiustam.com

Similar Posts

Bir cevap yazın