7
1994’te inşasına başlanıp, 1996’da tamamlanan Alpargün Apartmanı’nın devrin yasalarına ve zelzele yönetmenliğine tamamen uygun yapıldığını belirten Alpargün, “Denetimin arkasından ihtiyaç duyulan tüm ruhsatlar ve son olarak iskan alındı. Asla tamamlanmamış araç-gereç kullanmadım. Adana’da o dönem 3 büyük zelzele oldu. Bu depremlerde binamız hasar almadı. Aradan 26 yıl geçti. 6 Şubat’ta büyük, şiddetli bir zelzele yaşandı. Binanın yıkılma sebebi ilk olarak bu şiddettir. Öteki niçin ise yağmur, güneş enerji depolarının akıntıları ve su deposunda yaşanmış olan sızmalar sonucu betonun içine işleyen suların ‘beton kanseri’ne niçin olmasıdır. Ek olarak su demirlere de zarar vermiştir” dedi.
8
“KAÇMADIM, TESLİM OLDUM”
Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gözaltına alınmasına ilişkin de Alpargün, “72 yaşındayım. Olayın şokuyla travma yaşadım. Her depremzede şeklinde uzaklaşmak istedim. Kaçmak için gitmedim esasen gayem o olsa başka yere giderdim. Arandığımı öğrenince gidip, bizzat polise teslim oldum. 40 senedir bu işi yapıyorum. İnsanları hep mutlu etmeye çalıştım. Hastalıklarımdan dolayı cezaevi şartlarında zorlanıyorum. Suçsuzum, tahliyemi isterim. Bilirkişi raporundaki karot örnekleri hatalıdır. Ihtiyaç duyulan itirazları yaptık. Benim de orada dostlarım öldü. Bugüne dek Adana’da yüzlerce konut inşa ettim. Asla yakınma almadım” diye konuştu.
9
Sanığın arkasından duruşmaya katılan müştekilerin ifadeleri dinlendi. Müştekiler, apartmandaki daireler yada iş yerlerindeki kolon kesme iddialarının aslı astarı olmayan bulunduğunu, yapımda kullanılan malzemeler sebebiyle enkazın kum yığını halini aldığını ve Hasan Alpargün’den şikayetçi olduklarını belirtti.
